|
|
|
| Son Sayımız |
 |
|
|
|
|
|
|
|
|
| Şehmus Baysal ile |
 |
|
|
|
|
|
|
|
|
| Turizme Dair |
 |
|
|
|
|
|
|
|
|
| İstatistik |
| Online : 49 |
| Bugün : 3149 |
| Toplam : 1955630 |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
| Kaptanın Köşesi |
 |
|
|
|
|
|
|
 |
| İzcilerimizin Çanakkale gezisi |
ÇANAKKALE İÇİNDE BİR DOLU TESTİ, ANALAR BABALAR UMUDU KESTİ
Geçen hafta kaldığımız yerden izcilerimizle birlikte 21-25 Haziran tarihleri arasında yaptığımız Çanakkale-İstanbul gezisinin detay bölümlerini sizlerle paylaşmaya devam ediyoruz.
Akbaş şehitliğinden sonra ara yollardan Gelibolu Yarımadasını gezmeye devam ettik. “Mehmetçiğe Saygı Anıtı” tüm dünyaya ders verir nitelikte idi. Savaşın tüm vahşiliğine rağmen insanlığını yitirmemiş bir milletin resmini ortaya koyuyordu. Kendi askerlerinin yaralı diye bırakıp kaçtığı İngiliz Yüzbaşıyı kucağına alıp düşman siperlerine götürüp teslim edebilme cesaret ve insanlığına sahip bir Türk yiğidini ve kucağındaki İngiliz subayını temsil eden heykelin kitabesinde Üsteğmen Lord Casey tarafından Mehmetçiğin cesaret ve insanlığına vurgu yapılmaktadır.
Gelibolu’nun en hüzünlü yerlerinden biri olan 57. Alay Şehitliğine karabulutlardan süzülen hafif bir yağmur eşliğinde girdik. O erler ki sisli bir bayram sabahı topluca namaz kıldıktan sonra savaşa devam etmişler ve tamamı şehit olarak Hakk’a yürümüşler. 13 Ağustos 1915 günü Ramazan Bayramı’nda şehit olarak ebedi bayramı yaşamaya hak kazanmışlar. Ne mutlu onlara. 57. Alay, Yarbay Mustafa Kemal'in komutasındaki 19. Tümen'e bağlı bir alaydır. Mustafa Kemal'in emriyle bu bölgeye gelmiş ve savaş sonuna kadar bu bölgenin savunmasında birçok kahramanlıklar göstermiştir. İşte anıtlarımız da 57. alayın en fazla harbettiği ve tamamen şehit oldukları hakim bir tepeye kurulmuş. Yağmurun şiddetlenmesi ve zamanın kısıtlı olması nedeni ile toplu resim çekilemedi. Ama hatıraları büyük bir saygı ile yadedildi. Bir mermer üzerine yazılmış peygamberimizin sözü (hadis-i şerif) dikkatimizi çekti: “Şehitler Allah’tan şunu istediler; Ya Rabbi! Bizi dünyaya tekrar gönder ve senin uğrunda bir kere daha şehit olalım.” Bu söz sanki 57. Alay şehitlerinin bize mesajı gibiydi.
Yağmurun şiddetlenmesi üzerine 57. Alay Anıtından Conkbayırına doğru hareket ettik. Kuzey cephesinde 7-8-9-10 Ağustos 1915 günleri en kanlı çarpışmaların yaşandığı 261 rakımlı tepe ve civarına Conkbayırı denir. Siperler, kitabeler ve Yeni Zelenda’lıların en büyük anıtı burada yer alıyor. Burası aynı zamanda 10 Ağustos 1915 günü bir şarapnel parçasının Mustafa Kemal’in göğsündeki saatine isabet ettiği yerdir. Atatürk burada adeta Türk tarihine yeniden hediye edilmiştir. Yeni Zelenda anıtının yaklaşık 25 metre yakınına dikilmiş Atatürk heykeli ve Türk siperlerinde izcilerimizle birlikte resimler çektirerek o duyguları tekrar yaşamaya çalıştık.
Öğle yemeği olarak Alçıtepe köyünde hep birlikte ekmek arası köfte yedikten sonra büyük abideye doğru yola koyulduk. 253.000 şehidimizin anısına inşa edilen abidenin yapımı 1954’te başlamış ve 1960 yılında tamamlanmış. Alanda bir şehitlik, şadırvan, hatıra ormanı, kolsuz kahraman anıtı ve müze bulunmakta. Abide şehitliği; Kanlıdere, Kerevizdere ve Morto Koyu civarındaki şehitlerimiz için 2007 yılında Türk mezarlığı tipinde yapılmış. Temsilî kabirler arasından onlarca Kozan ve Adana yöresinden şehitlerimizin isimleri dikkatimizi çekti ve tüm şehitlerimizle birlikte onların da ruhlarına fatihalar yolladık. Türk ve İslam dünyasının hemen her köşesinden isimlerin yer aldığı bu kabristanlıklar bir meseleyi açıkça anlatıyor aslında. Bugün bölmeye çalışsalar da atalarımızın koyun koyuna yattığı bu mekanlar onları yalanlıyor. Merhum Akif ne güzel söylemiş; “Sana dar gelmeyecek makberi kimler kazsın, Gömelim gel seni tarihe desem sığmazsın.”
Yahya Çavuş Şehitliği, Ertuğrul Koyu’na hakim bir noktada, Ertuğrul Tabyası’nın karşısındadır. Bu şehitlik Yahya Çavuş ve emrindeki bölüğün anısına inşa edilmiştir.
Yahya Çavuş’un komutasındaki 26. Alay, 3. Tabur, 10. Bölük (Bölük Komutanı Teğmen Abdurrahman Bey şehit olunca komutayı almıştır.) Ertuğrul Koyu’na İngiliz Zırhlısı desteğinde çıkarma yapan 1. Royal Dublin Alayı ve River Clyde Gemisi’nden karaya çıkan 2 alaya karşı 25 Nisan 1915 tarihinde sabah erken saatlerden akşam saatlerinde 2. Tabur takviye gelene kadar Ertuğrul Koyu’nu azimle ve büyük bir kahramanlıkla savunmuştur.
Çanakkaleye damgasını vuran eşsiz yiğitlerimizden Seyyit Onbaşı anıtının olduğu yeri ziyaret sonrası Kilitbahir köyünden geçerken dikkatimizi kale çekti. Kale, 1452 yılında İstanbul kuşatması esnasında Papalık Donanması’nın Bizans İmparatorluğu’na yardım etmesini önlemek amacıyla Fatih Sultan Mehmet tarafından 93 günde yaptırılmıştır. Köyü çıkarken son bir hatırlatma askeriyenin bulunduğu hakim bir tepeye işlenmiş bir Mehmetçik silüeti ve hemen yanındaki dizelerden geldi; “Dur yolcu! Bilmeden gelip bastığın, Bu toprak, bir devrin battığı yerdir. Eğil de kulak ver, bu sessiz yığın, Bir vatan kalbinin attığı yerdir.”
Anlatamadığımız nice hatıralarla birlikte otobüsümüz bundan sonra İstanbul’a yöneldi. Nice acıların yaşandığı, çıkıp gelir düşüncesiyle sofralarda yıllarca bir kaşık, bir tabak fazla bulunduran analarımızın ve benim dedem Çanakkale’de şehit olmuş diyerek gönlünün bir ucunu bu topraklara bağlayan insanlarımızın duygularını tatmış olarak veda ettik bu topraklara. Vatanın sadece bir toprak parçası olmadığını tekrar anlamış olarak ayrıldık.
S Ü R E C E K..
Ümit Özalp KUNT
İlçe Milli Eğitim Şube Müdürü
.. |
|
 |
|
 |
|