09 Eylül 2010 Perşembe
 MENÜ
  Anasayfa
  Kozan Videoları
  Konuk Defteri
  Künye
  Şehir Rehberi
  Kozan
 Haber Top 5
Şans eseri kurtuldular

Kozan’da Bayram hareketliliği

“Daha özgür olmayı hakediyoruz”

Başkan Özgan’dan Bayram Mesajı

Belediye 8. iftarını verdi

 Son Sayımız
BU HAFTAKİ SAYIMIZ
Kardeş Siteler
 Şehmus Baysal ile
Amatörce
 Turizme Dair
Turizme Dair
 Kimler İzliyor
 Notlar
Hayata Dair Küçük Ama Önemli Notlar
 İstatistik
Online : 27
Bugün : 637
Toplam : 1968113
 Kaptanın Köşesi
KAPTANIN KÖŞESİ (KARÜKATÜR)
KOZAN GAZETECİLER DERNEĞİ
BİZİM ROMANIMIZ ŞEHİRLERİMİZ 21.01.2007

Ekonomik savaşlardan daha çok kültürel savaşların öne çıktığı bir dünyada, ülkelerden önce şehirler akla geliyor. Dünyada pek çok şehir, sınırları içinde yer aldığı ülkeden çok daha zengin bir tarihe, çok daha uzun bir ömüre ve çok daha köklü bir kültüre sahiptir. Kültürlerin tarihi, şehirlerin de tarihidir. Şehirler kültürlerin görünen yüzlerini oluştururlar. Derin kültürlerin, zengin şehirleri olur.

Dünyanın kültürel ve ekonomik tarihinde şehirler sürekliliğin simgesidirler. Onlar süreklilik ve bütünlük içinde değişirler. Onların zenginliği süreklilik içinde değişmelerinden kaynaklanır. Ahmet Hamdi Tanpınar, Yahya Kemal'i anlattığı kitabında, onun “Bizim romanımız şarkılarımızdır” dediğini aktarır. Bizim romanımız, şarkılarımızla birlikte şehirlerimizdir. Yahya Kemal ve Tanpınar, bizim tarihimizin temel taşları olan şehirleri bıkmadan, usanmadan anlattılar.

Hafta sonunda Doç. Dr. Ahmet Bilgili'nin İstanbul Kültür ve Turizm Müdürlüğü'nün yönetimindeki kütüphanelerin etkinlik ve birikim paylaşma alanlarını genişletmek amacıyla, düzenlediği toplantılardan, Üsküdar Şemsi Paşa Kütüphanesi'ndeki “Kızkulesi Söyleşileri”ne katıldım. İki İstanbul sevdalısı Prof. Dr. Sadettin Ökten ve Erdem Bayazıt ile benim “Zamanı Aşan Şehirler” kitabımdan yola çıkarak, bizim romanımız olan şehirleri konuştuk.

Yahya Kemal ve Tanpınar'ın, Türkler'in romanı olan İstanbul başta olmak üzere, Anadolu şehirlerine ilişkin gözlem ve değerlendirmeleri, Türkler'i Türk yapan şehirlerin kültür ve tarihlerine tutulmuş birer aynadırlar. O aynalarda bin yıllık Türk tarihinin süreklilik içindeki dönüm noktaları, ana çizgileriyle görülür. Onlar Anadolu insanının tarih, kültür ve sanatına hem Doğu'dan hem de Batı'dan bakarak, beslendikleri kaynakların üzerinde önemle dururlar.

Tanpınar “Avrupa ile olan kültür alış verişimiz başladığı andan itibaren hiç kimse o kadar şey borçlu olduğumuz Garp aleminin karşısında Yahya Kemal kadar tam bir eşitlik içinde konuşmağa muaffak olamamıştı” değerlendirmesini yapar. Yahya Kemal, Türkler'in İstanbul'unun sağlam temellere, güçlü mimari eserlere dayandığını bildiği için, Avrupa'nın saldırıları karşısında hiçbir zaman ümitsizliğe düşmez.

Yahya Kemal'den sonra Necip Fazıl, Sezai Karakoç ve onların açtığı çığırdan gelenlerin düşünce ve sanat çalışmalarıyla, Batı ile “eşitlik” içinde konuşmanın yerine “üstünlük” içinde konuşma geçmiştir. Artık Türkiye geleceğini, Yahya Kemal kuşağında olduğu gibi, Paris'te değil, İstanbul'da arıyor. Paris'te kendisine sağlam bir yer tutmaya çalışan Anadolu insanı, İstanbul'un Parisleşmesini değil, Paris'in İstanbullaşmasını tartışıyor.

Bizim romanımız kökleri gökyüzünde, dalları yeryüzünde olan şehirlerimizdir.

İstanbul'un bir yakası Mekke, bir yakası Medine'dir.

İstanbul bizim şehirlerimizin anasıdır.

İstanbul Süleymaniye'dir.

Şemsi Paşa Küçük Süleymaniye'dir.

Anasayfaya Dön
Copyright © 2007 - 2008 KOZAN HABER Web Dizayn : GÖKDENİZ