06 Eylül 2010 Pazartesi
 MENÜ
  Anasayfa
  Kozan Videoları
  Konuk Defteri
  Künye
  Şehir Rehberi
  Kozan
 Haber Top 5
Göller yaylasında iftar yemeği

Hoş Geldiniz Göllere

Tavşantepelilerle iftarda buluştu

Başkan Delibaş’tan esnaflara iftar

Borsa üyeleri iftar yemeğinde

 Son Sayımız
BU HAFTAKİ SAYIMIZ
Kardeş Siteler
 Şehmus Baysal ile
Amatörce
 Turizme Dair
Turizme Dair
 Kimler İzliyor
 Notlar
Hayata Dair Küçük Ama Önemli Notlar
 İstatistik
Online : 29
Bugün : 837
Toplam : 1959252
 Kaptanın Köşesi
KAPTANIN KÖŞESİ (KARÜKATÜR)
KOZAN GAZETECİLER DERNEĞİ
Divan-I Lügatit-Türk ve Kozan 2/24/2010

Sis,  ihtişamlı kent, yüzyıllardan beridir koynunda gizli tarih bilgilerini saklayan kent, sis dağıldıkça tarihin gizemli dünyası aydınlanıyor. Sis  diyarından kimler geldi kimler geçti nice ünlü şahıslar bu diyara damgasını vurdu.Ali Emiri Efendi (1857-1924) Diyarbakır’da doğdu.  Topladığı kitaplarla meşhur olan son devir kitap meraklılarından. Millet Kütüphanesinin kurucusu.1882 tarihinde henüz 25 yaşındayken Sis (Kozan) merkezinde Aşar müdürlüğü görevine başladı ve bu görevi 1884 tarihine kadar devam ettirdi. 2 yıl Sis’te kaldı. Aşar yetiştirilen tarım ürünlerinin mahsullerinden onda birini devlet vergi olarak alırdı.Ali Emiri Kozan’ın tarihine damgasını vurdu.Ali Emiri’nin ismi, anısına Kozan’da bir caddeye veya sokağa verilerek ölümsüz hizmetleri Kozan’da da hatırlanmalıdır.

Büyük dil bilgini Kaşgarlı Mahmut’un Divan-ı Lugati’t Türk isimli muazzam eseri, 1910’a kadar adı bilinen, fakat kendisi meçhul bir eserdi. Diğer bir deyişle, o zamana değin, eserin sadece adı vardı, fakat kendisi ortada yoktu. Eser, bugün bütün dünyada biliniyor, hakkında kitap, makale yazılıyor ve üzerinde tartışmalar yapılıyorsa, bunu büyük kitap aşığı, ilim ve kültür sevdalısı Ali Emiri Efendi’ye borçluyuz. Ali Emiri Efendi, Abbasi Halifesine sunulmak üzere Bağdat’ta 1072-1074 yıllarında Kaşgarlı Mahmud tarafından yazılan bu muhteşem eseri, sahaflarda Divan-ı Lugati’t Türk olduğu bilinmeden satılırken, fark etmiş ve satın alarak Türk kültür hayatına kazandırmıştır.

Ali Emiri Efendi sahaf Burhan’dan 33 liraya satın aldı. Ancak, Ne sahafın ve ne de eseri satanın onun Divan-ı Lugati’t Türk olduğundan haberleri yoktu. Eğer bunun farkına varmış olsalardı, çok daha büyük meblağlara satacakları kesindi. Daha kötüsü, bu eser kitap avcılarının eline geçmiş olsaydı, anında yurt dışına kaçırıp karşılığında bir servet elde etmeleri mümkündü.

 

Ali Emiri Efendi böyle bir esere malik olduğu için tarif edilemez bir mutluluk içindeydi. Çünkü, bu kitap Osmanlı ulemasının asırlardır peşinde koştuğu "Divan-ı lügati’t Türk"ün ta kendisiydi. Dünyada bir başka nüshası yoktu.

 

Ali Emiri Efendi kitabı satın aldığında duyduğu sevincini şu şekilde dile getirir: "Bu kitabı aldım; eve geldim. Yemeği içmeği unuttum... Bu kitabı, sahaf Burhan 33 liraya sattı. Fakat ben bunu birkaç misli ağırlığındaki elmaslara, zümrütlere değişmem."

 

Büyük bir coşku içinde olana Ali Emiri Efendi kitabını kimseye göstermek istemedi. Hem kitabı kıskanıyor ve hem de kaybolmasından endişe ediyordu. Devrin ünlü simaları Ziya Gökalp ve Fuad Köprülü gibi şahıslar, Ali Emiri Efendi’nin Divan-ı Lügati’t Türk bulduğunu işitmiş ve görmek istemişlerse de Ali Emiri Efendi onları kitaba yanaştırmamıştı; Kitabı sadece çok güvendiği Kilisli Rıfat Efendi’ye gösteriyordu.

 

Ali Emiri Efendi satın aldığında, kitap hırpalanmış ve yıpranmış bir vaziyetteydi. Şirazeleri çözülmüş, formaları dağılmış, sayfaları birbirine karışmış ve numaraları da yoktu. Bu sebeple kitabın eksik mi, tam mı olduğu belli değildi. Ali Emiri Efendi bunun tespitini Kilisli Rıfat Efendi’ye yaptırdı. Kilisli Rıfat Efendi, iki ay müddetle kitabı üç kere okudu. Sonunda belli olmuştu eser tamdı. Kilisli Rıfat Efendi karışmış sayfaları yerli yerine koydu ve numaralandırdı. Ali Emiri Efendi bu hizmeti karşılığında, Kilisli Rıfat Efendi’ye bir evini hediye etmek istediyse de kabul ettiremedi. Kilisli Rıfat Efendi, eğer illa kendisine bir mükâfat verecekse, kitabı yayınlamasının yeterli olacağını söyledi.

 

                                        KAŞGARLI MAHMUT

 

            11. Yüzyılda yaşayan Türk Dil bilginidir. Divan-ı Lügatit-Türk adlı eseriyle ünlüdür. Karahanlılar soyundandır. 1072 yılında yazmaya başladığı eserini 1074 de tamamlayarak Bağdat’ta Abbasi Halifesi–Mukdeti Billah’a sunmuştur. Karahanlılar döneminde yetişen ve ilk Türk bilgini olan Kaşgarlı Mahmut’un doğum tarihi, kesin olmamakla birlikte 1025 olarak biliniyor. Babası Barsaganlı bir bey idi. 1071–1077 arasında Bağdat’ta bulunan Mahmut, Türk kültürünün Araplara tanıtılmasında büyük rol oynadı, aynı zamanda filolog, etnograf ve ilk Türk haritacısı olan Kaşgarlı Mahmut ömrünün sonlarına doğru tekrar memleketi Kaşgar’a dönerek tahminen 1090 da burada vefat etti.  Kaşgar dönemin bilimsel çalışmalarını değerlendirildiği ve kültürel ilişkileri yoğrulduğu bir şehirdir. Doğu Türkistanda bulunan Kaşgar şehrine 35 km uzaklıktaki Azak köyünde olan kabri, 1983 yılı Temmuz ayında bulundu.

 

                                 DİVAN-I LÜGATİT-TÜRK

            Divan-ı Lügatit-Türk, bir önsözle sözlük kısmından meydana gelmiştir. Önsözle yazar Türk dilinin tarifini, lehçelerinin özelliklerini sayar ve dilbilgisi kurallarını, Arapçadakilere kıyasla gösterip tespit eder. Anadilinin Arapçadan çok üstün olduğunu söyler ve örnekle verir. Bu arada o bilgileri nasıl elde ettiğini, nasıl bütün memleketleri gezip dolaştığını da anlatır. İkinci, yani sözlük bölümü Türkçe kelimelerin Arapça izahlarını kapsar. Bu nedenle eser Arapça yazılmış bir Türkçe sözlüktür ya da Türkçeden Arapçaya sözlüktür. Arapça dil bilgisindeki şekillere göre sıralanmış 7500 den fazla kelime hakkında açıklama yapılmıştır. Büyük Bilgin bu açıklamaları yaparken kelimelerin nerelerde ve hangi anlamlarda kullanıldığını göstermiştir. Bu esere ve onu izleyen başka eserlere kadar yazılı edebiyat örneklerimiz bilinmediği için daha önceki yüzyıllara ait sözlü edebiyat örneklerini Kaşgarlı’nın kitabından öğrenmekteyiz. Ayrıca eserde Türk dünyası haritası da bulunmaktadır.

            Sagu denilen ağıtlar koşut denilen koşmalar, sav denilen atasözleri ve nazım şekillerinden başka, verdiği destan örneklerine bakarak Alper Tunda adındaki kahramanın varlığınıda yine Divan-ı Lügatit-Türk’ten öğrenmiş bulunuyoruz. Bu sebeplerden dolayı Kaşgarlı Mahmut’un Divan-ı Lügatit-Türk’ü hem dil hem edebiyat hem toplum ve sosyoloji tarihimiz bakımından çok önemli belgeleri toplayan bir kaynaktır.

 

KAYNAKÇA:

1-htpp://tr.Wikipedia.Org/ Ali Emiri Efendi

2-DİA 2.cild sayfa 390-391

3-MEB  9. Sınıf Lise Tarih Ders Kitabı

Anasayfaya Dön
Copyright © 2007 - 2008 KOZAN HABER Web Dizayn : GÖKDENİZ