Çalışanların sosyal güvenlikleri bugüne kadar Emekli Sandığı, SSK, Bağ-Kur ile birlikte bazı banka sandıkları tarafından sağlandı. 5502 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumu teşkilat yasası ile Emekli Sandığı, Sosyal Sigortalar Kurumu ve Bağ-Kur’un tüzel kişilikleri sona erdirildi ve bu kurumlar yeni kurulan Sosyal Güvenlik Kurumu’na (SGK’ya) devredildi.
5502 sayılı yasa ile teşkilat bazında tek kurum oluşturulurken 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası yasası ile de sosyal güvenlik alanında norm ve standart birliği sağlanması hedeflendi.
4/a, 4/b ve 4/c’li ne demek?
Sosyal Güvenlik Reformundan sonra gerek yazılı gerekse görsel medyada uzmanların en çok konuştuğu konulardan biri 4/a, 4/b ve 4/c olarak adlandırılan sigortalılık hali.
5510 sayılı yasa ile SSK’lı çalışanlar 4/1-a, Bağ-Kurlu çalışanlar 4/1-b, Emekli Sandığı’na tabi çalışanlar yani memurlar 4/1-c’li statüde tanımlandılar. Memur olarak çalışan bir kimsenin aynı zamanda SSK’lı olarak çalışması mevzuatı gereği mümkün olmadığından böyle bir çakışmadan söz edilemez. Ancak bir kişinin şirket ortağı iken aynı zamanda başka bir şirkette de SSK’lı (4/a’lı) olarak çalışması mümkündür. 5510 sayılı Kanunun 53. maddesinde “Sigortalılık Hallerinin Birleşmesi” başlığı ile bu konu düzenlenmekte olup, bu maddeye göre memuriyetten dolayı olan (4/1-c) sigortalılık halinin oluşması durumunda diğer sigortalılık halleri geçersiz olacaktır.
SSK (4/1-a) veya Bağ-Kur (4/1-b) sigortalılık hallerinden ikisinin birden varlığı, yani çakışması durumu varsa, hangisi önce başlamışsa kesintiye uğrayıncaya kadar önce başlayan sigortalılık hali geçerli olacaktır.
Bir kişi adına aynı anda SSK ve Bağ-Kur’dan prim ödenmesi hali
Bir kişi adına aynı günler için hem SSK hem de Bağ-Kur primi ödenmişse önce başlayan sigortalılık hali geçerli olacak, sonra başlayan geçersiz olacaktır. 01.01.2009 tarihinde limited şirket kurup şirket ortaklığı nedeniyle Bağ-Kur (4/1-b) sigortalılığı başlayan bir kişinin 15.01.2009 tarihinde de başka bir yerden SSK (4/1-a) çalışması olduğu varsayılırsa bu kişinin önce başlayan Bağ-Kur sigortalılığı geçerli olacak, SSK sigortalılığı iptal edilecektir. Ayrıca, adına SSK primi olarak ödenen tutarlar Bağ-Kur prim borcuna mahsup edilecektir.
Çakışması olanlar dilekçe versin
Başka bir örnekle konuya açıklık getirirsek; 01.01.1990 yılında vergi mükellefiyeti tescil olunan bir kişi aynı tarih itibarıyla Bağ-Kur’a da tescil edilmiştir. Bu kişinin söz konusu vergi mükellefiyeti 01.01.2005 yılına kadar devam etmiş olsun. Aynı kişinin bu iki tarih aralığında değişik zamanlarda SSK’lı çalışması varsa söz konusu SSK’lı çalışması dolayısıyla kendi adına yatırılmış primleri aynı tarihlerde Bağ-Kur borcuna yatırılmış gibi Bağ-Kur’a aktarılabilecektir. Bu durumda olan, yani Bağ-Kur ve SSK hizmet süreleri çakışan çok sayıda sigortalı mevcuttur. Bu kişilerin Bağ-Kur dosyalarının bulunduğu müdürlüklere çakışmalarının olduğu ve bu çakışma sürelerinde adlarına ödenen sigorta primlerinin Bağ-Kur prim borcuna mahsup edilmesi yönünde dilekçe vermeleri lehlerine olacaktır.
4/a, 4/b ve 4/c sigortalılık halleri neden önemli?
1 Ekim 2008 öncesi için sosyal güvenlik bakımından farklı kurumlara tabi çalışmayı ifade eden bu ayrım, 1.10.2008 tarihinden sonra farklı statülere tabi çalışmayı ifade etmekte ve emekli aylığının bağlanması, malüllük ve ölüm aylıkları ile bazı (geçici iş göremezlik gibi) ödeneklerin ödenmesi bakımından farklı sonuçlar doğurabilmektedir.