06 Eylül 2010 Pazartesi
 MENÜ
  Anasayfa
  Kozan Videoları
  Konuk Defteri
  Künye
  Şehir Rehberi
  Kozan
 Haber Top 5
Göller yaylasında iftar yemeği

Hoş Geldiniz Göllere

Tavşantepelilerle iftarda buluştu

Başkan Delibaş’tan esnaflara iftar

Borsa üyeleri iftar yemeğinde

 Son Sayımız
BU HAFTAKİ SAYIMIZ
Kardeş Siteler
 Şehmus Baysal ile
Amatörce
 Turizme Dair
Turizme Dair
 Kimler İzliyor
 Notlar
Hayata Dair Küçük Ama Önemli Notlar
 İstatistik
Online : 28
Bugün : 805
Toplam : 1959220
 Kaptanın Köşesi
KAPTANIN KÖŞESİ (KARÜKATÜR)
KOZAN GAZETECİLER DERNEĞİ
Benim oyum evet seninki ne? 9/1/2010

Ben 12 Eylül sabahı “evet” oyu vereceğim. Niye mi? Hemen anlatayım.

Bana 12 Eylül işsizliği, işkenceyi, korkuyu, uykusuzluğu, apartmanın arka bahçesine gömüp aylar sonra çıkardığımda küflenen kitaplarımı hatırlatıyor.

Kocası, çocukları, akrabaları ortadan kaybolup ancak aylar, kimi zaman da yıllar sonra onlara kavuşabilenlerin acılarını anımsatıyor 12 Eylül rezilliği.

Hele 12 Eylül sabahına uzanan yolda yitirilen binlerce insanın nasıl birer piyon gibi kullanıldığını bugün öğrenince, öfkem katlanıyor da katlanıyor!

Darbe anayasasına oy vermeye giderken, acaba “hayır” oyu verdiğimizi anlayacaklar mı; bizi tutuklayacaklar mı; falakaya mı yatmak daha iyi yoksa hayalarına elektrik verilmesi mi gibi düşüncelerle doluydu kafamız.

Size kısa bir öykü anlatayım:

Henüz Kenan Paşam’ın emriyle TRT ekranından kovulmamıştım.

Seçimlere çeyrek vardı.

Evden alıp götürdüler beni.

TRT bir çizgi film yayınlamış, Türkçe’ye de ben çevirmiştim. Film bilemediniz beş dakikalıktı. Bir çiftlikte geçiyordu. Tavuklara eziyet eden bir horozu arı sokuyor; horoz kaçıyor, tavuklar arıyı alkışlıyordu. Basit, ABD yapımı bir çizgi film.

Amma, ANAP’ın simgesi arıydı; cuntanın desteklediği MDP’nin simgesiyse horoz. Eh bizim arı da horozu sokup kaçmasına neden oluyordu ya? Tavukları koruyordu ya? Tavuklar da arıyı alkışlıyordu ya? Tavuklar da bizi gözaltına aldıranlara göre halkı simgeliyordu ya? O zaman bu, ANAP yanlısı olan bizlerin, yani TRT’cilerin, bir tezgahıydı.!

Ben filmi Türkçe’ye çevirdiğim, Faruk Bayhan filmi satın aldığı, rahmetli Tarcan Günenç de yayınlanmasına izin verdiği için gözaltına alınmıştık!

Sorular, hakaretler, tehditler birbirini izledi; yanılmıyorsam kırk sekiz saat göz altında tutulduktan sonra bırakıldık.

Şimdi böyle bir şeyin olabileceğini düşünebiliyor musunuz?

Daha ne trajikomik öyküler vardır, 12 Eylül dönemiyle ilgili.

Nasıl kan ve gözyaşı dolu öyküler varsa! Yeterli mi darbe anayasasında yapılan bu değişiklikler?

Hayır. Keşke CHP’yle MHP de el verseydi; bu darbe anayasası baştan sona değiştirilseydi. Ama olmadı.

Bu anayasanın bir tek virgülü, noktası bile değiştirilse ve bunun için referandum yapılsa oyum “evet” olurdu. Tıpkı bu 12 Eylül referandumunda olacağı gibi.

Ha, az kaldı unutuyordum.

Sen, sen “hayır” diye tepinip duran arkadaş...sen niye “hayır” oyu vereceksin?  Sadece AK Parti’ye karşı olduğun için mi? O zaman genel seçimleri bekle...Ama 12 Eylül Anayasası’nı değiştirmeye “Hayır” dersen onca dökülen kan ve gözyaşını elinin tersiyle iteceksin tarih sahnesinden.

Gel bir daha düşün istersen!                                                    
 
30/08/2010  / Star Gazetesi / AZİZ ÜSTEL  
Anasayfaya Dön
Copyright © 2007 - 2008 KOZAN HABER Web Dizayn : GÖKDENİZ